KTO KASIM AYI MECLİS TOPLANTISI

27 Kasım 2019 , Çarşamba 13:48
Vergi Dairesi Başkanı Ahmet Günçavdı'nın konuk olduğu toplantıda, Başkan Gülsoy gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Kayseri Ticaret Odası (KTO), 2019 yılı Kasım ayı olağan Meclis toplantısını yaptı.

 KTO konferans salonunda yapılan Meclis toplantısının bu ay ki konuğu Vergi Dairesi Başkanı Ahmet Günçavdı oldu.

KTO Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu'nda düzenlenen toplantı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından gündem maddelerinin karara bağlanmasıyla devam etti.

Oda faaliyetlerine ilişkin yapılan sunumun ardından Başkan Gülsoy, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasının başında Öğretmenler Günü'nü kutlayan Başkan Gülsoy, 25 Kasım'ın Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele günü olduğunu hatırlatarak kadınlara yönelik ayrımcılık ve şiddeti kesin bir dille reddettiklerini ifade etti. 

Başkan Gülsoy ; "Hepimiz, ‘devletin bekası için bin can feda’ anlayışını şiar edinmiş bir ecdadın evlatlarıyız. Bunun için,  ‘söz konusu vatansa, gerisi teferruattır’ anlayışını düstur edindik kendimize. Biz bir yandan ‘baba’ olarak gördüğümüz devleti, vergi mükellefi olduktan sonra ‘ortak’ da gördük. Büyüklerimizin ticarete başlayan çocuklarına ilk öğüdü eğer ‘ortakçılık’ yapıyorsanız, mutlaka ortağımıza karşı dürüst olmamız gerektiği yolundaydı. Yine büyüklerimiz ve hocalarımız bizlere, ‘ölçü ve tartıda hile yapmayın’ ilahi emrini ticaretin ilk kuralı olarak hatırlatırlardı. Yine bizim dinimizin ve geleneğimizin en önemli emirlerinden biri çocuğuna helal lokma yedirmektir. Helal rızık, helal lokma peşinde koşmayan insanların iki cihanda da huzur bulmadığını gördük.  Helal ve haram ölçüsünü sadece ticarette değil, hayatın her boyutunda kendimize şiar edinmemiz gerektiğine inandık. Ve yine hepimiz çocuk yaşta itibaren  ‘Allah’ın huzuruna kul hakkı’ ile gidilmez, kul hakkının affı yoktur ilahi emrini öğrenerek büyüdük. Kul hakkı sadece maddi değil, manevi olarak da kul hakkı var, vebal var.  Bunu da unutmamak lazım. Birinin veya birilerinin hakkında dedikodu yapmak, bilmeden insanlar hakkında yorum yaparak onları itibarsızlaştırmaya yönelik konuşmalar da kul hakkında girer. Fakat maalesef bu hassasiyetimiz zafiyete uğradı" diye konuştu.

Vergilendirilmiş kazancın kutsal olduğunu hatırlatan Başkan Gülsoy; "Biz çalışanımızın hakkını tam olarak verirsek, vergimizi düzenli olarak ödersek bilin ki kutsal bir kazanç elde etmiş oluruz. Ticarette elbette ortakların birbirlerine karşı sorumluluğu da bulunmaktadır. Devlet ortağımız olarak bizden belli kar etmişsek belli dönemlerde payını istiyorsa, topladığı bu parayla da varlık sebebi olan millete en iyi ve adil hizmeti vermek zorundadır. O meşhur bir reklamda olduğu gibi, verdiğimiz her vergi bize yol, su elektrik yani hizmet olarak dönmeli ki daha fazla çalışıp, daha fazla vergi verelim.‘Malın kadar değil, hayrın kadar konuş’ diyen bir neslin evlatları olarak bugün bizler hem hayır da, hem de şartlarımız ölçüsünde vergi vermekte yarışıyoruz. Devletimiz olmazsa biz de olmayız, devletimiz fakirleşirse, biz tümden yoksullaşırız. Devletimiz olmazsa evimizde sıcak çorba içemeyiz. Güçlü devlet, güçlü millet demektir.  Bizler, devlet ve millet menfaatini kendi menfaatlerimiz üstünde tutarak çalışmalıyız. Vergi ile ilgili her toplantıda sıkça söylenen bir söz var. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması. Yani vergi adaleti. Mülkün, yani devletin temeli nasıl ki adaletse, devletin en önemli gelir kalemi olan verginin temelini de adalet oluşturuyor, oluşturmalıdır. izim çocukluğumuz da vergilendirme ile ilgili değerlendirme yapılırken ‘altın yumurtlayan tavuğu kesmeyelim’ denilirdi. Şimdilerde bizim işletmelerimiz altın da yumurtlamaz oldu ya; devletimizin de bu işletmeleri öldürmeyecek bir vergilendirme ve tahsilat sistemini hayata geçirmesi gerekir. Devlete olan bağlılığımız ve inancımız gereği elbette hepimiz vergimizi vermek zorundayız. Nasıl ki devletin her dönemi, şartları her zaman aynı olmuyorsa, işletmelerimizde her zaman istenilen geliri elde edemeyebiliyor. Ülkemizin yaşadığı veya yaşayacağı ekonomik daralmalarda veya münferiden işletmelerin sıkıntı yaşaması halinde, vergi dairesi çalışanlarımızın bunu göz önünde bulunduran anlayışla hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı. 

2019 yılının ilk 10 ayı için ekonomiyi değerlendiren Başkan Gülsoy; "2019 sadece Türkiye değil, bütün dünya için her açıdan sıkıntılı bir yıl oldu. Türkiye olarak coğrafyamız üzerine oynanan oyunlar nedeniyle biz de epeyce etkilendik. Ama Büyük Türkiye adına,2023 hedefleri doğrultusunda inancımızı, imanımızı, azmimizi yitirmedik ve yitirmeyeceğiz.Hazine ve Maliye Bakanımız önceki ay Orta Vadeli Yeni Ekonomik Programı açıklarken yılsonu itibariyle büyüme oranını yüzde 0,5,yani yüzde yarım olarak ilan etmişti.  Bu yılın ilk üç çeyreğinde büyüme rakamları hepinizin bildiği gibi kötü. Hatta sıfır ve eksi göstergeler bile var. İçinde bulunduğumuz son çeyreğin ise büyüme noktasında daha umut verici olduğunu belirtelim. Ocak ayında açıklanacak verilerde son çeyrekte büyüme oranının yüzde beşlerde, yıllık büyüme oranın da Sayın bakanın ifade ettiği gibi yüzde yarım ile bir arasında gerçekleşmesini umuyoruz. Dünyada ülkelerinin önemli bir bölümünde büyüme rakamları da çok iyi değil.İnşallah Orta Vadeli Yeni Ekonomik Program’da ifade edildiği gibi, önümüzdeki yıldan itibaren üç yıl art arda yüzde 5 büyüme oranını yakalarız. Yine bu Programa göre yılsonu itibariyle işsizlik oranlarında da sapma olacak gibi. 12.9 gibi planlanan işsizlik rakamlarının bir-iki puan daha yukarda gerçekleşeceği endişesini taşıyorum. TUİK’in işsizlik rakamları ile ilgili son verilerine baktığımızda yüzde 14 civarındaki  oranla yaklaşık 4.5 milyon insanımız iş arıyor. Bu oran gençler arasında maalesef daha yüksek. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz hafta yaptığı bir konuşmada,  ‘Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara indirerek, faizleri hızla düşürerek ülkemizin üzerindeki kara bulutları dağıtıyoruz. 2020 inşallah faizlerin çok daha düştüğü bir yıl olacak. Endişe etmeyin, tereddüt etmeyin, lütfen kendi alanlarınız da sektörünüzde yatırım yapmaya devam edin’ çağrısında bulundu. Şahsen ben önümüzdeki yılın bu yıldan daha iyi geçeceğine inanıyorum.  İnşallah önümüzdeki marttan itibaren faiz, döviz ve enflasyonla ilgili göstergeler bu yıla göre daha iyi seyredecek. Hepimizin geleceğe tedbirli güven, inanç ve azimle bakması doğru olur diye düşünüyorum. Çünkü bu ülke bizim.Son aylarda hemen her meclis toplantımızda ısrarla dile getirdiğimiz bir konu var. Özel bankaların faiz indiriminde ayak sürümelerinden rahatsızlığımızı açıkça dillendiriyoruz. Faizlerin yüzde 24’lerden elbette % 14’lere düşmesi sevindirici. Ancak üç kamu bankasının dışında özel bankalar hala yüksek faizde ısrarcı olması hükümetimizin ekonomik hedeflerini tutturmasını da olumsuz etkiliyor. Faizler düşmesine rağmen konut satışları geçtiğimiz yılın aynı ayına göre Yüzde 2.5 daha azalarak 142 bin 810’a düşmüş. Bu düşüşte ya konut almak isteyenlerin faizde bir miktar daha düşüş beklemesi, ya da konutlara faizlerle bağlantılı yapılan zamlar etkili olmalı. Yani özel bankalarında süratle faizleri düşürmesini ve önceden verilen kredileri mutlaka yeniden yapılandırmalarını beklemekteyiz. Bu arada üç kamu bankamızın yeni bir destek programı ile, ilave istihdama 5 bin lira ile 200 bin lira arasında değişen tutarlarda kredi sağlayacağını da bu vesile ile ifade edelim. KOSGEB önümüzdeki yıl bütçesinin ağırlıklı bölümünü ithal ettiğimiz ürünlerin yerli üretilmesine dönük projelere ayırmış. Bu amaçla dış ticaret açığı azaltılmak isteniyor. Bu yıl geçtiğimiz yıla oranla dış ticaret açığımız daha düşük olacak gibi" dedi.

Her Meclis toplantısında olduğu gibi ihracattaki gelişmeleri değerlendiren Başkan Gülsoy, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ihracatta devlet destekleri kapsamında yıl sonuna kadar 3.7 milyar liralık destek vermeyi planladıklarını söyledi. Bakan Hanım’ın verdiği bilgilere göre, yılın ilk on ayında dış ticaret dengesine 29 milyar 118 milyon dolarlık pozitif katkı sağlanmış. Bu katkıda Kayseri’nin payının çok yüksek olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Biz Kayseri olarak yıllardır dış ticaret fazlası veren bir şehiriz. Yılın ilk on ayında ülkemizde ihracat artışı yüzde 2 olarak gerçekleşmiş. TİM verilerine göre geçtiğimiz yılın ilk on ayında ihracat 138 milyar 618 milyon dolarken yüzde 2 artışla bu yılın aynı döneminde 141 milyar 425 milyon dolara ulaşmış. Kayseri’de ise ihracat artış oranı ülkemizin 4 katından fazla. Yüzde 8.3’lük bir artış var ihracatımızda.  Geçen yıl ilk on ayda bir milyar 552 milyon 208 bin dolar ihracat yaparken, 2019’un aynı döneminde ise, yüzde 8.32 artış ile  bu rakam bir milyar  681 milyon 406 bin dolara ulaşmış. Serbest Bölge’den yapılan ihracatı da bu rakama eklediğimiz zaman ilk on ay için yaklaşık 2.1 milyar dolarlık ihracat yapmış oluyoruz. 175 kadar ülkeye ihracat yapan arkadaşlarımızın gayretleri ile yıl sonu itibariyle bu rakamın 2.5 milyar doları aşacağına inanıyorum.Fazla detaylandırmaya gerek yok, ama yüz milyon doların üzerinde ihracat yaptığımız beş sektöre de genel olarak bakalım isterseniz. Mobilya ve sektöründe geçen yıl ihracatımız 282 milyon dolarmış, yüzde 17 artışla bu yılın aynı dönemi için 331 milyon dolara çıkmış. Bu rakamlar demir ve demir dışı ürünlerde  yüzde 33 artışla 242 milyon dolardan 322 milyon dolara, elektrik-elektronik ürünlerde  yüzde 19 artışla  201 milyon dolardan 240 milyon dolara ve çelik sektöründe de  yüzde 11 artış ile  186 milyon dolardan 207 milyon dolara yükselmiş. Şehrimizin yıllardır önemli bir sektörü olan tekstil de ise olumsuz bir görüntü var. Tekstil sektöründe ihracatımız eksi 9 küçülerek 241 milyon dolardan 218 milyon dolara düşmüş. İnşallah önümüzdeki yıl yeni yeni pazarlar bularak ihracatta çok daha büyük hedefleri yakalarız" diye konuştu.

Başkan Gülsoy, Kayseri için önemli olan projelerin bir an evvel hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kayseri ile ilgili bazı projeleri her vesile ile dillendirmeye devam edeceğiz. Ulaşım ve altyapıda kendimizi revize ve modernize etmezsek ticarette yerimizde sayarız, dolayısıyla geri gideriz.  Kayseri Ankara arası Yüksek Hızlı Tren talebimizi yılmadan-usanmadan her zaman dillendireceğiz. Kayseri bölgenin cazibe merkezi olacaksa mutlaka havaalanı genişlemeli, yeni pistler ilave edilmeli, otoban bağlantımız yapılmalı, lojistik merkez inşaatına bir an önce başlanmalı, Mersin ve İskenderun limanlarına demir ve karayolu ile ulaşımımız daha modern hale getirilmelidir. Getirilmeli ki turizmden hak ettiği payı alalım. Valiliğimiz, belediyelerimiz, tüm diğer kurum ve kuruluşlar ile Kayseri’nin en büyük meslek örgütü olarak uyumlu çalışmaya ve şehrimiz insanının ve üyelerimizin haklarını aramaya devam edeceğiz" dedi.

Konuşmasının son kısmında oda faaliyetlerine değinen Başkan Gülsoy, Kasım ayı Meclis Toplantısına katılımlarından dolayı Vergi Dairesi Başkanı Ahmet Günçavdı ve Vergi Dairesi Grup Müdürü Sezer Sarı'ya  teşekkürlerini iletti.