KAYSERİ TİCARET ODASI AĞUSTOS AYI MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

1 Eylül 2021 , Çarşamba 17:20
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Meclis Toplantısında son günlerde artan vaka sayılarına dikkat çeken  Başkan Ömer Gülsoy, “Salgın henüz bitmedi. Aşı haritasındaki rengimiz mavi Ancak; Kayseri’de halen 275 bin kişi aşı olmamış. Karşımızdaki her insanı COVİD’li gibi davranmamız gerekiyor. ” dedi. Ekonomi çarklarının dönmesi için esnafın ayağa kaldırılması gerektiğini belirten Gülsoy, "Esnafa sağlanan her türlü destek, ekonomi çarklarını döndürecek ve piyasaya olumlu yansıyacaktır" diye konuştu.


Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.


Maske ve sosyal mesafe kurallarına riayet edilerek yapılan toplantıda Ağustos ayında gerçekleştirilen faaliyetler, ve ekonomik gelişmeler ele alındı.


Gündem maddelerinin görüşüldüğü toplantıda ay için yapılan faaliyetler oy birliği kabul edildi.     


“YARALARI BİRLİKTE SARACAK, ACILARI BİRLİKTE HAFİFLETECEĞİZ”

 

Meclis toplantısı konuşmasında sözlerine Ağustos ayında meydana gelen orman yangınları ve sel felaketine dikkat çekerek başlayan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, “Yaşanan felaketler bize doğanın insan eliyle tahribatını ve küresel iklim değişikliğine karşı tedbirli ve hazırlıklı olmamız gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Çevreye ve doğaya kötü davranış acı faturalara sebep oluyor. Belli dönemlerde doğal afetler nedeniyle hem can kaybı, hem de ekonomik kayıplar yaşıyoruz. Yaraları birlikte saracak, acıları birlikte hafifleteceğiz.” diye konuştu.



“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜLKEMİZİ DE TEHDİT EDİYOR” 


İklim değişikliğinin şiddetlendirdiği çevresel olayların dünyayı olduğu gibi ülkemizi de tehdit ettiğini belirten Başkan Gülsoy, “ Tüm dünyada denizler kirleniyor, göller kuruyor, ormanlar yangınlarla kül oluyor. Ülkemizin doğal güzellikleri de çevresel faktörler, iklim değişikliği ve bunun gibi nedenlerle zarar görüyor. Bu küresel ısınma ve iklim değişikliğini durdurmak için çaba göstermek zorundayız. Hazırlanan her türlü politika önerisine destek vererek, iklim değişikliğinin etkisini azaltacak çalışmaları bir an önce hayata geçirmeliyiz. Bu çerçevede, organik tarım üretimi, yenilenebilir enerji kaynakları, enerji verimliliği ve güvenliği ön plana çıkıyor.” İfadelerini kullandı.


“YEŞİL MUTABAKAT MUTLAKA DEVLET TEŞVİKİNDE OLMASI GEREKİR” 


AB Yeşil Mutabakat konusunda da görüşlerini ifade eden Başkan Gülsoy, “Bu konu uluslararası anlamda rekabet gücünü de yeniden şekillendirecek bir sistemi doğuracak. Özellikle öne çıkan demir çelik, çimento, gübre, alüminyum ve elektrik sektöründe iştigal eden firmalar.  Bununla ilgili 2023 yılına kadar hazırlıklarımızı tamamlamalıyız. AB yeşil mutabakatı sadece bir çevre stratejisi değil, ülkemizi de yakından ilgilendiren yeni bir uluslararası ticaret sistemi ve iş bölümü olarak da değerlendirilmelidir. Bu konuda bilinçlendirme ve farkındalık çalışmalarının biran önce yapılması gerekmektedir. Yeşil mutabakat ve dijitalleşmenin mutlaka devlet teşvikinde olması gerekmektedir. Yoksa 2023 yılı ve sonrasında ihracat rakamlarımızda istediğimiz seviyelere ulaşamayız.” dedi.


“AŞI OLMAK TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR”

 

Son günlerde Kovid 19 salgınında artan vaka sayılarına ve aşının önemine dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Şu anki geldiğimiz noktada maalesef yine vaka sayılarında ciddi bir artış görülüyor. Salgın henüz bitmedi. Aşı haritasındaki rengimiz mavi Ancak; Kayseri’de halen 275 bin kişi aşı olmamış. İkinci doz aşısı geçmiş 52 bin kişi bulunuyor. İki doz Sinovac olana ise 3’ncü doz aşı gerekiyor. Günlük vaka sayılarımız artıyor. Yoğun bakımda yatan aşısızların oranı yüzde 91. Bu verilere göre bu dalga aşısızların dalgası.

Unutmayalım ki; aşı olmak toplumsal sorumluluktur. Vaka sayılarının en çok arttığı iller arasında maalesef 3’ncü sıradayız. Özellikle aşı olduk diye maske takmayan vatandaşlarımızı görüyorum. Maske, mesafe ve temizlik kurallarını unutmayalım. Karşımızdaki her insanı COVİD’li gibi davranmamız gerekiyor.” diye konuştu.


“SALGINDA DÖRDÜNCÜ DALGA ENDİŞELENDİRİYOR”


Dünya genelinde bahar aylarından itibaren düşüş eğiliminde olan vaka sayılarının temmuzda tekrar artışa geçmesinin salgında dördüncü dalga endişelerini güçlendirdiğini anlatan Gülsoy, şöyle devam etti:


"Bu durum da yine kısa vadede bir baskı unsuru olarak öne çıkmakta. FED'in faiz için aceleci davranmaması da vaka sayılarının artışı ve yeni dalga iddialarının gündemdeki yerini korumasıyla paralel olarak görünüyor. Aşılama ülkelerin büyüme performanslarında da belirleyici oluyor. IMF'nin Dünya Ekonomik Görünüm raporuna göre, aşı uygulamaları gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkelerin 2021 yılı büyüme performansında ciddi etki yaratacak. Stratejik sektörlere yönelik özel yatırım ve finansman teşvik paketlerine daha fazla önem gösterilmesi gerektiğini, yatırımlara yönelik kredi maliyetlerinin bir kısmının belirlenen alanlar içerisinde şartlı olarak kamu tarafından üstlenilmesi yönünde beklentimiz olduğunu ifade etmek istiyorum."


'ENFLASYONA DİKKAT EDİLMELİ'

 

Dünyada yükselen enflasyonun Türkiye'nin enflasyonunu da olumsuz etkilediğini vurgulayan Gülsoy, tedarik zincirindeki bozulma, artan maliyetler ve rekabetçiliğin, değişen tüketici ihtiyaçları ve sanayinin iş modellerindeki değişimde dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.


“YÜKSEK FAİZLE İŞ DÜNYASI NASIL YATIRIM VE ÜRETİM YAPACAK”


Gelişmekte olan piyasalar ve ekonomilerdeki önceki dönemlerden gelen kırılganlıkların olumsuz etkilerinin daha sarsıcı olacağına dikkati çeken Gülsoy, "Yüksek faizle hiçbir yere varamayız. Bu kadar yüksek faizle iş dünyası olarak nasıl yatırım ve üretim yapacağız, istihdamı nasıl artıracağız? Finansa ihtiyaç duyan bir müteşebbis veya üyemiz finans maliyeti bu kadar yüksekken nasıl rekabet edebilecek? Bırakın rekabeti, nasıl ayakta kalacak? Döviz ve enflasyon ayağını topal etmeden faizleri düşürmemiz lazım. Enflasyonumuz da yüksek." diye konuştu.


Gülsoy, büyüme ve istikrar hedeflerini yakalayabilmek için ekonominin üç temel ayağı olan kur, faiz ve enflasyonun dengede tutulması gerektiğini de kaydetti.



'ESNAF ve SANATKÂR AYAĞA KALDIRILMALI'


Ekonomi çarklarının dönmesi gerektiğini vurgulayan KTO Başkanı Gülsoy, "Çarkların dönmesi için esnaf ve sanatkarımızın da ayağa kaldırılması gerekiyor. Esnafa sağlanan her türlü desteğin ekonominin çarklarını döndürdüğü ve piyasaya olumlu yansıdığı unutulmamalı" diye konuştu.


'YEREL İŞLETMELERE SAHİP ÇIKALIM'


Yerel işletmelere sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Gülsoy, "6 Eylül’de okullarımız açılıyor. Yerel işletmelerimize sahip çıkalım. Alışverişlerimizde lütfen yerel işletmelerimizi tercih edelim. Yükümüzü çeken sektörlerden alışveriş yapalım. Ekmeği bile fırıncıdan alın. Önce kentimiz sonra ülkemiz kazansın. Sezonluk çeşit düzerek yıllardır o işin kahrını çeken sektörlere destek olmalıyız" ifadelerini kullandı.