Kayseri Ticaret Odası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi.

Anasayfa / Haberler / Başkanlık Haberleri

03.09.2018-13:14

               Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos ayı olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan’ın başkanlığında; KTO Meclis Divanı, Meclis Üyeleri, Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meslek Komitesi Üyelerinin katılımı ile gerçekleşti.

Toplantının açılışında konuşan Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan, Malazgirt Zaferi ve 30 Ağustos Zaferinin önemine vurgu yaparak; “Şanlı Malazgirt Zaferi'nin 947. yılında vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ayrıca 30 Ağustos, ülkemizin geleceği için birlik ve beraberlik ruhu içerisinde canları pahasına özgürlük ve bağımsızlık meşalesini sonsuza dek sönmemek üzere yakıldığı büyük bir zaferdir, kutlu olsun” dedi.
Başkan Arslan’ın konuşmasının ardından gündemde yer alan maddeler  tek tek görüşülerek ay içerisinde gerçekleşen Oda faaliyetlerinden bahsedildi.
Daha sonra Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, gündeme ilişkin bir konuşma yaptı.
Konuşmasının başlangıcında Ağustos ayının, zaferlerle dolu önemli bir ay olduğunu vurgulayan Başkan Gülsoy; “Türklere Anadolu’nun kapısını açan Malazgirt Zaferinin 947. ve milletimizi esaret altına almak isteyen işgal devletlerine karşı kazanılan 30 Ağustos Zaferi ‘nin 96. Yıl dönümlerinin gururunu yaşıyoruz. Başta büyük komutanlarımız olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Rabbim kâinatın sonuna kadar bu zaferleri şenliklerle kutlamayı nasip etsin” dedi.
Gülsoy, ülke olarak demokrasi, ekonomi gibi birçok alanda önemli sınavlardan  geçildiğini belirterek; “İçinde bulunduğumuz bu zorlu günlerde birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Biz gücümüzü devletten, devlet ise gücünü milletten, yani bizden alıyor. Devletimizle birlikte her zorluğun üstesinden geleceğimize canı gönülden inanıyorum. Türk Milleti; tarih boyunca vatan ve bayrak sevgisini her şeyin üstünde tutmuş, bağımsızlığından asla ödün vermemiş ve bu uğurda canı pahasına savaşarak bu günlere gelebilmiştir. Milletimiz önceden olduğu gibi yine iradesini ortaya koyup değerleri için mücadele edecek ve Türkiye Cumhuriyeti kâinatın sonuna kadar tam bağımsız olarak payidar kalacaktır” ifadelerini kullandı.
Gülsoy, ABD tarafından Türkiye’ye yapılan ekonomik saldırılara değinerek 1945 yılında biten 2. dünya savaşı sonrasında, dünyanın merkezinde ABD’nin olduğu ve bütün alışverişlerin dolarla yapıldığı bir sitem kurulduğunu, bu dünya düzeninde ABD’nin sürekli olarak kendi bastığı ve borçlanma senedi dolarla alım satım yapılmasını istediğini, isteklerine karşı gelen ülkeleri yıldırmak içinse elinde zorlayıcı birçok silah bulundurduğunu belirtti.
ABD’nin Türkiye üzerinde dolar silahını ilk kez kullanmadığını, Türkiye’nin gelişmesini hazmedemeyerek ülkemiz ne zaman atağa geçse ABD tarafından durdurulmak istediğini söyleyen Gülsoy, 1946 ve 2018 yılları arasında yaşanan 19 krizde ABD’nin nasıl rol oynadığına dair sunum yaptı.
Yaptığı sunumda, Meclis üyelerine geçmişten bu yana yaşanan tüm ekonomik krizlerde bir şekilde ABD’nin de işin içinde olduğunu anlatan Gülsoy, Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını, ABD’nin bu kez istediğini almayacağını söyleyerek; “15 Temmuz hain darbe girişiminde istediklerini alamayanlar, daha da güçlü olarak ayağa kalkan Türkiye üzerinde, yeni oyunlar oynayarak birlik ve beraberliğimize gölge düşürmeye çalışıyorlar. Demokrasimize kast eden, birlik ve beraberliğimizi yok etmek, büyük ve kutlu yürüyüşümüzü engellemek isteyen hainlere karşı daima dimdik ayakta durduk ve durmaya da devam edeceğiz. Türkiye eskisinden daha da güçlü, eskisinden daha da kararlıdır. Devletimizin haklı kararlarının yanındayız ve ABD’nin başlattığı bu mücadeleden alnımızın akıyla çıkacağız” dedi.
Hükümet tarafından kur atağını durdurmaya yönelik alınan kararları olumlu karşıladıklarını belirten Gülsoy; “Son günlerde yaşanan ekonomik saldırı ile kurdaki dalgalanma hepimizi korkutuyor ve düşündürüyor fakat hükümetimizin aldığı önlemleri yakından takip ediyor, olumlu buluyoruz. Özellikle Hazine ve Maliye Bakanlığı çatısı altında açıklanan reel sektöre ilişkin Bankalar Birliği’nin almış olduğu tedbirler ile reel sektörün en önemli beklentileri karşılanmış oldu. Yapısal reformlara ilişkin kararlar Meclisten geçirildiğinde daha istikrarlı bir şekilde üretime, katma değer yaratmaya ve büyümeye yöneleceğimizi düşünüyorum. Bu bağlamda, karar alma ve uygulama süreçlerine bakıldığında Cumhurbaşkanlığı sisteminin önemini bir kez daha görmüş oluyoruz. Bu zorlu süreçten en az hasarla çıkmamız için çaba sarf eden hükümetimizin her daim yanındayız. Türkiye'ye yapılan ekonomik saldırı karşısında iş dünyasına düşen, sükûnet ve sabırla ekonomik istikrarın korunmasına katkıda bulunmaktır. Bu ülke hepimizin, ülke çıkarlarını kendi çıkarlarımızın üstünde tutarak hareket etmeliyiz. Ülkemizin bağımsızlığına kastedenlere karşı en büyük gücümüz, en büyük sermayemiz, birlik ve beraberliğimizdir. En büyük çabamız, güçlü ve müreffeh bir Türkiye'nin inşasına yöneliktir. Bunun en önemli yolu da; birlik ve beraberlik içinde, el ele vererek çalışmaktır” diye konuştu.
Yerli ve milli olmaya daha da önem verilmesi gerektiğini söyleyen Gülsoy, özellikle Emlak sektöründe AVM’ler de ki dükkân/mağaza kira ve satımlarında Dolar ve Euro değil Türk Lirası tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
ABD kaynaklı ekonomik saldırıyı en az hasarla atlatmaya yönelik alınması gerekli tedbirlerin üzerinde de duran Gülsoy konuşmasını şöyle tamamladı:
“Ülkemizin önüne koyduğu hedeflere umutla bakıyor, bu doğrultuda hükümetimize güveniyoruz. Bir ve beraber olarak ortak akılda buluşup, hatalardan ders çıkartarak, aşamayacağımız zorluk yoktur. Bizler, moralimizi bozmadan hükümetin yanında saf tutarak işlerimize odaklanmalı, daha çok çalışarak ve üreterek ekonomik saldırılara karşı durmalıyız. Biz hep birlikte güçlüyüz, Rabbim bizleri daha da güçlü kılsın. Aramıza fitne ve fesat girdirmek isteyenlere fırsat vermesin. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybederler.”
Başkan Gülsoy’un konuşmasının ardından Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan, katılımlarından dolayı Meclis üyelerine teşekkür ederek Ağustos ayı Meclis toplantısını kapattı. 

DİĞER HABERLER